Halk Cephesi

http://www.bagimsizlik-demokrasiicin-halkcephesi.com

 

Açıklama No: 7               Tarih: 10 Ağustos 2009

 

Güler Zere Nezdinde Tüm Direnenlere Gözdağı
Ya Af Dileyin!
Ya Ölümlerden Ölüm Beğenin!


• Zulmün iki yetkilisi: Zafer Üskül ve Sadullah Ergin
İnsan haklarını, adaleti değil öldürmeyi savunuyorlar
Yasal hakları gasp edip, boyun eğmeyi dayatıyorlar


Kanserin 4. aşamasındaki tutsak Güler Zere, her geçen gün ölüme biraz daha yaklaşıyor. "Güler Zere'ye Özgürlük!" talebi, her geçen gün yaygınlaşıyor. Ve AKP iktidarının İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Zafer Üskül, hastanede "incelemeler"(!) yaptıktan sonra açıklıyor: "hiçbir sorun yok... bodrumda değil, zemin katta kalıyor... dün sütlaç istemiş ve getirilmiş."
Ölüme yürüyen bir tutukluyla ilgili bu sözleri söylettiren, nasıl bir ahlaktır?
Bu sözleri söylettiren, zulmün acizlik ve saldırganlığıdır.
AKP iktidarı acizleşmiştir; "Güler Zere'ye Özgürlük!" talebinin haklılığı ve meşruluğunu kimse reddedemez haldedir. Bu haklılık ve meşruluk, AKP iktidarını sıkıştırmıştır. Güler Zere'yi hala demir parmaklıklar ardında, tecrit altında tutmalarının hukuki, ahlaki hiçbir gerekçesi ve açıklaması kalmamıştır.
AKP iktidarı, bu nedenle kendini aklamak için bakanlarını, komisyonlarını seferber etmiştir.
Adalet Bakanı Sadullah Ergin, katliamcılıklarını gizlemek için Güler Zere'nin durumunun "basın tarafından abartıldığını" iddia etmiştir. Zulmün bir başka yöneticisi, TBMM İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Zafer Üskül de, bu "iddiayı" kanıtlamak için, Güler Zere'nin Adana'da kaldığı koğuşa kadar gönderilmiştir.
Üskül'ün Zere'yi görmek gibi bir derdi yoktur.
Hastane odasını görmüş ama aslında hiçbir şeyi görmemiştir.
Basına, halka, Güler Zere'nin durumuna ilişkin her şeyi yalan yanlış anlatmıştır.
Bu yalanlarının hepsine burada tek tek değinecek değiliz.
Güler'in kaldığı yerin zemin mi, bodrum mu olduğunu, çarşafların, odanın kaç günde bir temizlendiğini, sütlaç getirilip getirilmediğini tartışacak değiliz. Hayır, konu bunlar değildir.


TECRİT ALTINDA BİR İNSAN KATLEDİLİYOR. Konu budur.
GÜLER NEDEN KATLEDİLİYOR? Anlaşılması gereken budur.
19 Temmuz tarihli 5 No'lu açıklamamızda şunu söylemiştik: "AKP ve Adli Tıp, Hukuka, Bilime Göre Değil; DEVRİMCİ DÜŞMANLIĞIYLA Karar Veriyorlar"

AKP, kendi yasalarına göre dahi, Güler Zere'yi tahliye etmek zorundadır.
AKP iktidarı, karşısında, "af dileyen, AKP'nin merhametine sığınan" insanlar görmek istiyor. Göremediği için pervasızlaşıyor, göremediği için saldırganlaşıyor, kendi yasalarını bile çiğniyor.
Güler Zere bir devrimcidir. Mücadele yaşamı boyunca AF dileyecek hiçbir şey yapmamıştır.
Güler Zere bir devrimcidir. AKP ve benzeri zalimlerin iktidarına karşı mücadele etmiştir. Dün mücadele ettiği zalime, bugün biat etmeyecektir, kimsenin merhametine sığınmayacaktır.
AKP iktidarı, karşısında af dileyen, merhamet dilenen kimseyi bulamayacak!
Güler Zere için, merhamet değil, ADALET istiyoruz. Af değil, lütuf değil, HAK istiyoruz.
AKP, düzenin kendi yasalarına göre dahi, Güler Zere'yi tahliye etmek zorundadır. Güler Zere'nin ailesi ve avukatları, Cumhurbaşkanı'ndan af istemiyor; hasta tutukluların yasal hakkı olan; tedavisinin daha sağlıklı sürdürülebilmesi için "infazının 6 ay ertelenmesini" istiyorlar. AKP işte bu hakkı gasp ediyor.
Oligarşinin uymayı taahhüt ettiği ulusal ve uluslararası yasalar, bu durumdaki bir tutuklunun, hala hapishanede tutulmasının İŞKENCE ve ZALİMANE bir uygulama olduğunu söyler.
AKP, bunu yapmaktadır ve bunu örtbas etmek için de Bakanlar, Komisyonlar, seferber edilmiştir.

Güler'in boyun eğmemesinden, Güler'in sahiplenilmesinden rahatsızdırlar!
Güler Zere bir devrimcidir. Düzene karşı mücadele eden ve ölümün eşiğinde bile bu mücadelesinden vazgeçmeyen, pişmanlık getirmeyen biridir.
İşte bu tutarlılığı, işte bu kararlılığı cezalandırmak istiyor AKP.
Güler Zere'ye ölümün eşiğinde zulüm yapmaya devam eden bu politikasıyla, düzene karşı mücadele edenler, ölümlerden ölüm beğensin diyor
Hapishanelerde onlarca insanımızı tecrit altında öldüren AKP'dir. Engin Çeber'i işkencede katleden AKP'dir. Halka ve devrimcilere karşı polis infazlarını uygulayıp savunan AKP'dir. Güler Zere'yi de tecrit işkencesi altında öldürmeye çalışmaktadır.

BUNA İZİN VERMEYELİM.
GÜLER'İ İŞKENCE ALTINDA BIRAKMAYALIM!

Poliste, hapishanede işkencede katledilenlerden genellikle katledildikten sonra haberdar oluruz. Ama Güler Zere'nin kanserin 4. aşamasında hala tecrit altında, işkence altında tutulduğunu biliyoruz. Tecrit işkencedir. Onu oradan çekip almalıyız.
Adalet Bakanı diyor ki, "Her kendisine sahip bulan, destek bulan böyle yaparsa sonuçları itibarıyla doğru olmaz.".. Zafer Üskül de aynı tahammülsüzlüğü "Zere'ye destek vermek isteyen bir grubun bazı iddiaları var... basında yanlış bazı bilgileri yayarak kamuoyu oluşturmaya çalışmanın kimseye yararı olmadığını düşünüyorum." diyerek ortaya koymaktadır. En temel demokratik hakların kullanımı karşısında işte böyle bir tahammülsüzlük içindedirler. Bu tahammülsüzlüğü sergileyenler de bu ülkenin Adalet Bakanı ve TBMM İnsan Hakları Komisyonu Başkanıdır. Böyle bir kafadan demokratik açılımlar ve adalet beklenemez.
Öyleyse, biz mücadelemizi, Güler'i sahiplenmemizi daha da büyütecek, daha da güçlendireceğiz.
AKP'den şunu istiyoruz: Kendi yasalarınıza uyun!
Kendi yasalarınıza uymadığınız sürece, zulmünüzle, keyfiliğinizle, işkenceciliğinizle teşhir olmaya devam edeceksiniz.

İlericiler, demokratlar, halkımız, sesimizi daha da yükseltelim:
Güler Zere'ye Özgürlük!

Herkes bilsin:
Güler Zere'nin özgürlüğünü, boyun eğmeden, merhamet dilemeden kazanacağız!
Güler, tahliye edilmeyip ölürse, boyun eğmemiş, zulümden merhamet dilememiş olmanın onuruyla ölecek; Güler'in katledilmesinin suçu, AKP'nin boynuna ağır bir boyunduruk gibi asılı kalacaktır.

Halk Cephesi